Geçtiğimiz 2 ay boyunca özel sebeplerden dolayı akvaryumuma pek vakit ayıramadım, sadece düzenli olarak yemlemelerini ve filtre bakımını yapabildim. Bu süreçte akvaryumun yerini değiştirmiş olmamın da etkisiyle ve yeterli yosun yiyici canlılarım bulunduğu için camlarda veya dekorlarda normal alg, diatom gibi oluşumlar hiç görülmedi.
Ancak tankta ciddi bir sakal yosunu problemiyle karşılaştım. İçeriden neredeyse bir su bardağının yarısını dolduracak kadar yoğunlukta yosun topladım. Son 2 hafta içerisinde 130 litrelik akvaryumumda belirli aralıklarla 2 damacanaya yakın su değişimi, dip çekimi yaptım; elimden geldiğince ve diş fırçası yardımıyla fiziksel olarak temizlemeye çalıştım.
Fakat özellikle sazlarımın köklerinde, bitki köklerinin etrafında ve bazı taşlarda bu yosunların inatla kaldığını fark ettim. Elle çektiğimde uçları kopsa da kök salmış oldukları için devamı gelmiyor ve kopmuyor.
Forumda yaptığım araştırmalarda bazı kişilerin sıvı karbon, bazılarının ise oksijenli su kullandığını gördüm. Ancak kafamı karıştıran nokta şu oldu: Bazı üyeler oksijenli suyun tank dengelerini bozabileceğini, aksine daha çok yosuna yol açabileceğini ya da yararlı bakterilere zarar verebileceğini belirtmiş.
Şu anki durumda bu yosunlar elimle ulaşamayacağım, bitki köklerine zarar verebilecek veya su dengesini dalgalandıracak noktalarda bulunuyor. Fiziksel olarak temizleme şansım oldukça azaldı.
Sizlere danışmak istediğim konular şunlar:
Sadece düzenli su değişimi ve filtrenin çalışmaya devam etmesi bu kökleşmiş sakal yosunlarından tamamen kurtulmamı sağlar mı, yoksa yetersiz mi kalır?
Kimyasal/ürün desteği olarak sıvı karbon mu yoksa oksijenli su mu daha etkilidir ve canlılara/bakteri dengesine zarar vermeden en güvenli nasıl uygulanabilir?
Tecrübelerinizi ve önerilerinizi paylaşırsanız çok sevinirim. Şimdiden herkese teşekkürler
Tankımda 20 çift Endler mevcut. 2-3 tane kuhli, 1 tane cae ve kiraz karidesler yaşıyor. Son olarak da belki de 100-200'e yakın salyangoz vardır. Sayılarını bilmiyorum. Bu şekilde durum.[IMG]https://foto.akvaryum.com/fotolar/262864/251020262317081.jpg[/IMG]
Geçtiğimiz 2 ay boyunca özel sebeplerden dolayı akvaryumuma pek vakit ayıramadım, sadece düzenli olarak yemlemelerini ve filtre bakımını yapabildim. Bu süreçte akvaryumun yerini değiştirmiş olmamın da etkisiyle ve yeterli yosun yiyici canlılarım bulunduğu için camlarda veya dekorlarda normal alg, diatom gibi oluşumlar hiç görülmedi.
Ancak tankta ciddi bir sakal yosunu problemiyle karşılaştım. İçeriden neredeyse bir su bardağının yarısını dolduracak kadar yoğunlukta yosun topladım. Son 2 hafta içerisinde 130 litrelik akvaryumumda belirli aralıklarla 2 damacanaya yakın su değişimi, dip çekimi yaptım; elimden geldiğince ve diş fırçası yardımıyla fiziksel olarak temizlemeye çalıştım.
Fakat özellikle sazlarımın köklerinde, bitki köklerinin etrafında ve bazı taşlarda bu yosunların inatla kaldığını fark ettim. Elle çektiğimde uçları kopsa da kök salmış oldukları için devamı gelmiyor ve kopmuyor.
Forumda yaptığım araştırmalarda bazı kişilerin sıvı karbon, bazılarının ise oksijenli su kullandığını gördüm. Ancak kafamı karıştıran nokta şu oldu: Bazı üyeler oksijenli suyun tank dengelerini bozabileceğini, aksine daha çok yosuna yol açabileceğini ya da yararlı bakterilere zarar verebileceğini belirtmiş.
Şu anki durumda bu yosunlar elimle ulaşamayacağım, bitki köklerine zarar verebilecek veya su dengesini dalgalandıracak noktalarda bulunuyor. Fiziksel olarak temizleme şansım oldukça azaldı.
Sizlere danışmak istediğim konular şunlar:
Sadece düzenli su değişimi ve filtrenin çalışmaya devam etmesi bu kökleşmiş sakal yosunlarından tamamen kurtulmamı sağlar mı, yoksa yetersiz mi kalır?
Kimyasal/ürün desteği olarak sıvı karbon mu yoksa oksijenli su mu daha etkilidir ve canlılara/bakteri dengesine zarar vermeden en güvenli nasıl uygulanabilir?
Tecrübelerinizi ve önerilerinizi paylaşırsanız çok sevinirim. Şimdiden herkese teşekkürler
Tankımda 20 çift Endler mevcut. 2-3 tane kuhli, 1 tane cae ve kiraz karidesler yaşıyor. Son olarak da belki de 100-200'e yakın salyangoz vardır. Sayılarını bilmiyorum. Bu şekilde durum.[IMG]https://foto.akvaryum.com/fotolar/262864/251020262317081.jpg[/IMG][/QUOTE] Merhabalar, Apt fix alıp kullanınız. 1 hafta 10 gün ışık açmayın, sorununuz çözülecektir.
Tüm akvaryum dostlarına kocaman bir Merhaba [img]http://www.akvaryum.com/Forum/smileys/smiley1.gif[/img]
Bugün kaydolduğum forumunuzda yeni gelenlerin kendilerini tanıtacağı ve herkese merhaba diyeceği bir bölüm olmadığını farkederek yazıyorum bu yazımı. (Yoksa var da ben mi görmedim??? [img]http://www.akvaryum.com/Forum/smileys/smiley18.gif[/img])
Geçen hafta Monaco'da Captan Cousteu'nun akvaryum müzesini gezdim. Akvaryumlara olan ilgimin amatör seviyede başladığı günden bu yana yaşadığım en harika tecrübenin de bu olduğunu söyleyebilirim. Her gün eğer yanlış hatırlamıyorsam 250 ton suyun deniz suyundan çekilerek tonlarca litrelik akvaryumlara aktarıldığı bir oşinagrafi, canlı ve fosil balık müzesinde kendimi kaybetmiş buldum kendimi. Evet ben bir akvaryumcuyum. Hobicilik anlamında çoğumuzun minik bir fanusta japon balıklarına bilmeden eziyet edercesine çocukken başladığım bu yolculukta 2003 senesinde 40ltlik bir malawi akvaryumu ve sonrasında 240lt lik bir Discus akvaryumuna geçmiş bir amatör.
1,5 sene zorunlu bir ara ve hüzünlü boş bir büyük akvaryumdan sonra taşındığım yeni evimde 10 calvus, 20 leleupi ve 4 vatoz babası olarak aranızda bulunuyorum.
Kısa tanıtım yazımla tekrar tüm hayvansever, balık ve akvaryum sever; amatör ve profesyonel tüm akvaristlere sevgiler ve selamlar demek istiyorum.
Merhaba 2 su kablumbagası var 100 cm uzunluk o civarlarda akvaryum Arıyorum Hiç bulamıyorum nerdeyse Cam kalınlığı 10 mm olan Akvaryum satan bildiğiniz yer var mı
[QUOTE=Tata]Irmak akvaryuma bakmanızı öneririm, izmit'te. 160x60x60 akvaryumda iyi iş çıkardı ustamız hala kullanıyorum[:nazar:] [IMG]https://foto.akvaryum.com/fotolar/253994/040920252005401.jpg[/IMG][IMG]https://foto.akvaryum.com/fotolar/253994/040920252005151.jpg[/IMG][IMG]https://foto.akvaryum.com/fotolar/253994/040920252005141.jpg[/IMG][IMG]https://foto.akvaryum.com/fotolar/253994/040920252005031.jpg[/IMG][/QUOTE]
Tamamdır hogam sağolasın oraya mesaj atarım
[QUOTE=zafer3885]Kaan Bey denemeniz için elimde mevcut gösterge kargo adresı gonderın ozelden bir adet g
Aquareef central 0532 769 57 16 Burak Bey ile görüşebilirsiniz. [/QUOTE]
Sağolasın hocam orayada bakacağım
[QUOTE=DenizAslan]Let go'da 2. el akvaryumda bakabilirsiniz, ben letgo üzerinden 3 akvaryum aldım.[/QUOTE] Letgoda daha çok balık akvaryumu var kablumbağa için 8 mm cam öneriyolar
Herkese merhabalar, Elimde 80 30 40h ölçülerinde ön tarafı dışa doğru bombeli bir akvaryumum var.Bu mevcut akvaryumu yeniden dizayn etmek istiyorum.Bu konu için siz değerli üstatlarımın yardımına ve fikirlerine ihtiyacım var. İlk olarak tabana 2.5 3 cm kalınlığında lav kırığı ve üstüne 3-4 cm siyah bazalt kum koyacağım.Akvaryumun sağ köşesinde sobo sf 550f modeli ve içinde seramik halka+lav kırığı+bio ring mevcut.Armatür olarak 1 wattlık 30 adet(3 royal blue+6 deep red+2 uv+19 6500 beyaz) kendim yapacağım power led armatür kullanacağım ve bu armatür akvaryumun 10 cm üzerinden aydınlatma verecek.bitki olarak akvaryum içinde sesliflora-tütün bitkisi-limon-eledoa-tilki kuyruğu ve rizomları taşa bağlı anubias ve java fern, kökleri akvaryum içinde yaprakları dışarıda kalacak şekilde 4 kök cam güzeli-1 bambu-1 salon sarmaşığı ve 1 kırmızı gövdeli malabar ıspanağı Riparyum saksılarına takılı olacak.Balık olarakda 7 neon tetra+6 transgenetik tetra+ 4 elma salyangozu +4 kuhli olacak.co2 yok tabi ki.Sıvı gübre veya kapsül gübre mi kullanmalıyım, müdahale etmem gereken bir yer var mı acaba? Şimdiden herkese keyifli forumlar iyi günler dilerim.
Akvaryumundaki bitkiler için iki gubredende düzenli kullanman hem formlarının güzelliği açısından hemde yosunsuz olması açısından önemli. Balık ölümlerine gelirsek bence 1. su dengesizliği olabilir 2. bakteri çakışması farklı yerlerden alınan balıklar 3. Hasta balık eklemiş olabilirsin. 4. De su üstüne kullandığın bitkiler daha önce denendi mi onların zehirleme ihtimali.
Forumdan, Kadir Yılmaz Bey'den alabilirsiniz, üretimini kendi yapıyor, kalite on numara ayrıca istediğiniz özelliklere göre sizi de yönlendirir, kullandığı ledlerin markalarına kadar hepsini söylüyor. 536 404 83 76 whatsapptan ulabilirsiniz kendisine.
30 cm akvaryum için 1650 TL armatür fiyatını görünce Türk esnafına inat kendi armatürümü kendim yapmaya karar verdim. Sadece 2-3 LED ve bir sürücü için istenen rakamlar gerçekten gereksiz fazla. Herkesin, özellikle de benim gibi öğrenci olanların bu hobiyi sürdürmesini istemediklerini düşünüyorum. Kendi yaptığım sistem, LED'leri zamanı gelince otomatik olarak açıp kapatıyor. Ayrıca istediğim zaman telefondan manuel olarak da kontrol edebiliyorum. Eklediğim dijital sıcaklık sensörü ile telefondan anlık sıcaklık takibi yapabiliyor, istersem telefonuma bildirim bile gönderebiliyorum. Bu özelliklere sahip muadillerinin yarı, hatta çeyrek fiyatına mal ettiğim bu sistem üstelik gelişmeye çok açık. İstediğim zaman bir röle daha ekleyip fanla birlikte bir termostat devresine de dönüştürebilirim. Büyük hobicilere ve Türk esnafına ricamdır: Bu işler böyle yürümez, yaptığınız kâr marjının haddi hesabı yok. Lütfen biraz daha insaflı olun.
Şimdi ise kurduğum sistemi basitçe anlatayım: ESP8266 Geliştirme Kartı (Sistemin Kalbi): Bütçeniz varsa büyük abisi olan ESP32'yi de alabilirsiniz, aralarında 100-150 TL gibi bir fark var. Ben aldığım sırada stok yoktu, o yüzden tercih etmedim. Bu kartlar kendi içinde Wi-Fi özelliği bulunduruyor. Bu sayede telefona, bilgisayara, kısacası ekranı ve interneti olan her şeye uzaktan bağlanabiliyor. Tüm kodlamaları bu cihaza yaptım. 5V Low Level Trigger Röle Kartı: Bu parça, aldığı sinyalle kapanıp açılarak LED'lerimizi kontrol etmemizi sağlıyor. Normalde aklımda IRL44N gibi bir MOSFET alıp dimmer ayarı yapmak vardı ama stok bulamadım, olan yerlerde de fiyatlar çok uçuktu. O yüzden röle tercih ettim. Rölenin tek eksisi, her açılıp kapandığında "tık" diye ses çıkarması. LM2596 Voltaj Regülatörü: Hem ESP8266'ya hem de röle kartına güç vermek için kullandım. Voltajı 12V'tan 5V'a düşürüyor, üzerindeki potansiyometre ile istediğiniz şekilde ayar yapabiliyorsunuz. 12V 2 Amper Adaptör: Elimde 12V 2A sigorta tipi bir adaptör vardı, onu değerlendirdim. Dijital Sıcaklık Sensörü: Hassas ve sapma olmadan ölçüm yaptığı için anlık sıcaklık takibinde kullanıyorum. Kullanacaksanız; ESP8266'nın 3V pini ile kullandığınız veri pini (ben D2'yi kullandım) arasına 4.7K direnç ile köprü (pull-up) atmanız gerekiyor.
valla acaip heveslen dim cok iyi bir projeymis emegine saglik hariak is cikartmisin mukkemel fikri olmus :)[:3][/QUOTE] Aklınızda bulunsun; 12 V dişi-erkek jak alın. Işığı modüler yapın, böylece bir sıkıntı olduğu zaman lehimleri sökmekle uğraşmazsınız. Isıtıcı için de yine aynısı geçerli: 220 V dişi-erkek fiş ve priz alın. Isıtıcı bozulursa veya bir şey olursa, sistemi bozmadan sadece ısıtıcıyı değiştirirsiniz.
Merhaba 2 adet teleskop 4 adet normal japon ve 1 adet aslan japon balıgım var ayrıca 2 adet vatozum var toplam 9 balık mevcut biraz yapay zekalardan arastırma yaptım ve 96 litrelik tankım ıcın biyolojik yükün asırı oldugunu soyluyor filitrem sunsun hw503B dıs filitresi en alt katmanı sünger orta katmanda zeoit ve matrix en üstte elyaf var 3 sepetli bir filitre acaba balıklarım bodur kalır mı [:'(]
Uzun zamandır cüce amerikanlar hariç neredeyse tüm amerikan cichlidleri "İşte Amerikan Rüyası" başlığı altında takip edilmekteydi. O başlıkta orta ve kuzey amerikan türleri ağırlıklı ele alınmaktadır. Maalesef çeşitli güney amerikan türleri, örneğin severum, uaru, temporalis, keyhole, toprakyiyen (geophagus) grubu, hatta astronot (oscar), green terror, red terror (festae) ve peacock bass gibi iri ve sert türlerle mızrak cichlidler gibi türler de o başlıkta ele alınıyor. Çünkü çoğunlukla karma amerikan şeklinde bakıldıklarından bölge ayırt edilmeden bir araya ekleniyor. Kendilerine ait bir başlık olmamasını ve aslında giderek ayrı bakılmaya başladıklarını gözönüne alarak yukarıda belirttiğim güney amerika türleri için bu başlık altında takip edilmesinin yerinde olacağını düşündüm. Görüş ve önerilere bağlı olarak konu ayrı devam edebilir ya da bu başlık kapatılıp yine eskisi gibi tek konu üzerinde yürütülebilir.
[QUOTE=Laetacara]Merhaba. Bu başlığımız uzun süredir biraz sessiz kalmış. 2 ay önce yavru iken edindiğim, Türkiye doğumlu F2 olan bir üstada göre, Peruensis Yellow Blue, başka bir üstada göre ise Guyana Red Dragon Skalaryalar'ımın görüntülerini sizinle de paylaşmak istedim[:)][8)]. İyi balıklar...
[/QUOTE]
Güle güle besleyin. Guayana meleklerinin üst sırt ve alın bölgesinde kızıl, pembe (yavruağzı) benekler olurken , peruvianlarda iki bant arası gri yahut sarımtırak benekler olur. Ben bu yavruların anaçlarını biliyorum. Balıklarınız gerçek peruvian. ( Piyasada rio nanay diye satılan silver melekler yüzünden buna guayana demiş olabilirler. O üstad kim merak ettim doğrusu)
25 Ekim 2026 23:17
Geçtiğimiz 2 ay boyunca özel sebeplerden dolayı akvaryumuma pek vakit ayıramadım, sadece düzenli olarak yemlemelerini ve filtre bakımını yapabildim. Bu süreçte akvaryumun yerini değiştirmiş olmamın da etkisiyle ve yeterli yosun yiyici canlılarım bulunduğu için camlarda veya dekorlarda normal alg, diatom gibi oluşumlar hiç görülmedi.
Ancak tankta ciddi bir sakal yosunu problemiyle karşılaştım. İçeriden neredeyse bir su bardağının yarısını dolduracak kadar yoğunlukta yosun topladım. Son 2 hafta içerisinde 130 litrelik akvaryumumda belirli aralıklarla 2 damacanaya yakın su değişimi, dip çekimi yaptım; elimden geldiğince ve diş fırçası yardımıyla fiziksel olarak temizlemeye çalıştım.
Fakat özellikle sazlarımın köklerinde, bitki köklerinin etrafında ve bazı taşlarda bu yosunların inatla kaldığını fark ettim. Elle çektiğimde uçları kopsa da kök salmış oldukları için devamı gelmiyor ve kopmuyor.
Forumda yaptığım araştırmalarda bazı kişilerin sıvı karbon, bazılarının ise oksijenli su kullandığını gördüm. Ancak kafamı karıştıran nokta şu oldu: Bazı üyeler oksijenli suyun tank dengelerini bozabileceğini, aksine daha çok yosuna yol açabileceğini ya da yararlı bakterilere zarar verebileceğini belirtmiş.
Şu anki durumda bu yosunlar elimle ulaşamayacağım, bitki köklerine zarar verebilecek veya su dengesini dalgalandıracak noktalarda bulunuyor. Fiziksel olarak temizleme şansım oldukça azaldı.
Sizlere danışmak istediğim konular şunlar:
Sadece düzenli su değişimi ve filtrenin çalışmaya devam etmesi bu kökleşmiş sakal yosunlarından tamamen kurtulmamı sağlar mı, yoksa yetersiz mi kalır?
Kimyasal/ürün desteği olarak sıvı karbon mu yoksa oksijenli su mu daha etkilidir ve canlılara/bakteri dengesine zarar vermeden en güvenli nasıl uygulanabilir?
Tecrübelerinizi ve önerilerinizi paylaşırsanız çok sevinirim. Şimdiden herkese teşekkürler
Tankımda 20 çift Endler mevcut. 2-3 tane kuhli, 1 tane cae ve kiraz karidesler yaşıyor. Son olarak da belki de 100-200'e yakın salyangoz vardır. Sayılarını bilmiyorum. Bu şekilde durum.[IMG]https://foto.akvaryum.com/fotolar/262864/251020262317081.jpg[/IMG]